24 Haziran 2013 Pazartesi

Kadın Bedeni ve Medya

Reklamlarda sıklıkla karşılaştığımız bir durum; cinsiyetçilik. Özellikle kadın cinsiyetçiliği. Bir çok reklamda kadın bedeninin aşağılandığı seksist senaryolarla karşılaşıyoruz. Bazen açık ve net bir şekilde bu aşağılama gösterilirken bazen de gizli bir şekilde subliminal mesajlar ile karşımıza çıkıyor. Giyim endüstrisi ve parfüm reklamlarında yoğunlukla karşımıza çıkan açık ve net aşağılamalarda kadın bedenini bazen bir şişe bazen bir kot pantolon ile özdeşleştirip, faydalanılacak, giyilip atılacak, kullanılacak ürünlermiş gibi nesne haline getiriliyor.

Kadın bedeni üzerinden yapılan bu aşağılama bazen daha da çirkinleşerek, prestij unsuru olarak gösteriliyor. Pahalı bir arabanın ya da elektronik ürünün yanına konan bedenlere, ürünlere sahip olduğunuz takdirde sahip olabileceğiniz algısı yaratılıyor.



Bazı reklamlar ise kadınların bedenini aşağılamanın yanı sıra zeka olarak erkeklerden geri olduğuna göndermeler yapıyor ve hedef kitlesi olan erkeklere ulaşmak için kullanıyor. Özellikle teknoloji ve araba markalarının kullandığı bu yöntem, kadınların bile kullanabileceği, anlayabileceği gibi söylemler ile kadınlara hakarette bulunuyor.

Kadınların reklam ve medya sektöründe bu şekilde aşağılanmasına karışı bir tepki oluşturulmalı ve hukuki yollardan hak aranmalıdır.

21 Haziran 2013 Cuma

Klima ile Soğuk Yaz Günleri...

Yaz aylarının gelmesi ile evlerde, ofislerde klima ihtiyaçları arttı. Sıcak havalarda tatile gidemeyenler, ofislere tıkılıp çalışmak zorunda kalanlar maalesef ki klimasız yaşayamaz hale geldiler. Küresel ısınmanın da etkisi ile aşırı sıcaklarda özellikle metropollerde insanlar nefes alamaz hale geldiler. Kışın yaygınlaşan doğal gaz kullanımı ile klimalara çok ihtiyaç duyulmasa da yaz ayları için daha mantıklı, hesaplı bir çözüm yolu bulunmamaktadır. Klima sadece havayı ısıtıp – soğutmakla kalmıyor, ortamdaki havayı istediğimiz derecede sabitlememiz avantajını da bizlere sunuyor. Klimalar içerdeki havayı temizleyip, tozlardan kurtararak astım, alerji gibi problemleri olan insanlar için de sağlıklı çözümler oluşturuyor.

Klima


Evidea’da bulabileceğiniz klima modelleri arasından bütçenize, ihtiyacınıza ve zevkinize göre dilediğiniz modeli tercih edebilir, kapınızdan teslim alabilirsiniz. Airfel Green 9.000 Btu/h Duvar Tipi Klima (A Enerji Sınıfı) modeli, dört ayrı fan hızı seçeneği, çevre dostu olması, düşük enerji tüketimi, otomatik hava yönlendirmesi, arıza teşhis sistemi, kompres koruma sistemi, uyku fonksiyonu ve zaman ayarlayıcı ile muhteşem bir seçenek. Bütçesine uyan herkes mutlaka bir tane edinmeli ve soğuk yaz günlerinin keyfini çıkarmalı.

20 Haziran 2013 Perşembe

Fast Fashion

Moda; eskiden giyimle sınırlı bir kavram olarak nitelendirilirken günümüzde mobilyadan, beyaz eşyaya, otomobilden ev tekstiline kadar etki alanını genişletmiştir. Dolayısıyla bireylerin modaya bağlı tüketim alışkanlıklarını saptamak ve buna yönelik yeni pazarlama stratejileri geliştirmekte kaçınılmaz hale gelmiştir. Öncelikle tüketici istek ve ihtiyaçlarını dikkate alan pazarlamanın yanı sıra moda aracılığıyla tüketici istek ve ihtiyaçlarını yönlendiren, hatta istek ve ihtiyaç yaratan pazarlamadan bahsetmek gerekliliği ortaya çıkmıştır.
Fast Fashion markları; günümüzde modayı yaratan, yön veren ve modayı kendi çıkarları doğrultusunda kitlelere manipüle eden konumundadır.


20.yy’ın sonlarına gelindiğinde moda, tüketim çılgınlığının en büyük belirleyicisi haline gelmiştir. Bireyler üzerinde bu kadar etkili olan moda kavramı artık başıboş bırakılmayacak kadar önem arz etmektedir.
Seri üretimin oldukça hızlandığı bu dönemde markalar artık modanın takipçisi değil, modayı yaratan konumunda olmak istemektedirler. Pazarda  ‘‘ fast fashion ’’ adı verilen, global hızlı tüketim markaları ortaya çıkmaktadır. Bu markalar her dönem çıkardıkları kreasyonları, medya ve reklamın kullandığı diğer tutundurma faaliyetleri ile moda haline getirirler. Son moda ürünlerini, dünyanın her  yerinde uygun fiyatlarla satışa çıkaran bu markalar, kar marjında maksimum seviyeye ulaşınca yeni dönem/mevsim için yeni kreasyonlar ile pazara dönüş yapmaktadırlar.


Her dönem yeni ve farklı bir moda akımı yaratılırken, bu akımı bireylere benimsetecek moda reklamları ve medya iş birlikçileri de hali hazırda bulundurulmaktadır.

11 Haziran 2013 Salı

Masa da masaymış ha



Çocukken hatırlıyorum da, iki tane masa vardı evimizde. Biri küçük bir orta sehpa; açık renk tahtadan, alçak, kare şeklindeydi. Zigon sehpa gibi bir görev görürdü sanıyorum. Diğeri yine aynı renkte ve yine alçak ama dikdörtgen sehpa biçimindeydi. Orta sehpa şeklinde oturma odamızın ortasında dururdu. Takımdılar sanıyorum kitaplık ve TV sehpası ile de.  Aynı renk ve aynı maddenin kullanılmış olduğu bir oda takımıydı. Uzunca bir süre aynı takımı kullanmıştık diye hatırlıyorum. Ya da bana öyle gelmişti, bilmiyorum. Ama çocukluğumun belli zamanlarında, büyümeme tanıklık ettiklerini hatırlıyorum. Çok küçükken zigon sehpa olarak kullandığımızın altına girer, TV’yi oradan seyrederdim. Ev gibi, küçücük üzerimde dururdu o zigon sehpa. Daha sonra biraz daha büyüdüğümde, yani orta sehpanın boyu kadar uzadığımda, bu sefer onu kendime ev yapardım. Altında kitap okuduğum bile olurdu.
Zigon Sehpa


Bildim bileli evimizde bu tarz sehpalar olurdu, çoğu ev gibi. Her modaya göre değişmezdi evimizin dizaynı ama belli eşyalar vardı, kullanışlılığını tamamen yitirdi mi atılır, değiştirilirdi ancak. Ve bunları hatırladıktan sonra, evimize uygun ve dayanıklı olabilecek, kullanışlı zigon sehpalara baktım önce. Oldukça hoş tasarımlar yaratılmış. Kimisi, eskiden evlerimizde olan, sadece misafir geldiğinde çayını kekini üstüne koymaya yarayacak, seyyar masa şeklindeydi belki ancak günümüzde daha modern ve daha şık olmalarının yanında daha kullanışlılar da gibi geliyor bana.
Orta Sehpa

Orta sehpalar, alçak tasarımları yüzünden eskiden işlevsiz görülebilirdi, ancak şimdi öyle değil. Yaratılan tasarımlarda, küçük ayrıntılar ile insanlar bu mobilyaları hep işlevsel hale getirmiş, bir nitelik kazandırmış. Kimisi kitaplık bölmesine sahip, kimisi çekmecelere, saklama gözlerine.

Günümüzün en işlevsel tasarımları ise TV sehpaları üzerinde gelişiyor. Zaten Tv’lerin her geçen gün gelişen teknoloji ve tasarımında, onları daha şık gösterecek TV sehpalarının geri kalması beklenemezdi. Ayrıca bu TV sehpaları da son derece işlevsel tasarlanmaya dikkat ediliyor. Gerek kitaplık, gerek çekmece, gerek raf, gerek saklama gözü olan tasarımlar yaratılıp çok işlevsellik katılmaya uğraşılıyor.

TV Sehpası

28 Mayıs 2013 Salı

Yaratıcı Bir Dokunuş Bahçe Mobilyaları



Büyük ve kalabalık şehir yaşamı malesef bizi bazı şeylerden mahrum bırakmakta. Etrafımız kocaman binalarla, caddelerle, arabalarla kısacası sürekli görmekten hoşlanmadığımız şeylerle dolu. Bunlardan bıkmaktan olsa gerek, büyük şehirlerde yaşayan insanların emeklilik hayalleri küçük bir kasabaya yerleşip doğa ile baş başa yaşamak. Bunu yapamayanlar, en azından küçük bir bahçesi olan bir ev hayali kuruyorlar. Eğer küçük bir bahçeniz varsa orayı çim biçme makinaları, çapa makinaları, el aletleri gibi şeylerden arındırıp bahçe mobilyaları ile süsleyebilirsiniz. Bu şekilde kısıtlı bir alanda iyi işler başarabilirsiniz. Alanınız büyükse oturma grubu tercih edebilirsiniz. Eğer küçük bir alanınız varsa masa sandalye takımı kullanabilirsiniz. Bunlar dışında başka seçenekler de var tabi. Tamamen size ve kullandığınız alanın büyüklüğüne bağlı yapacağınız seçim.


Yaratıcılık her zaman işe yarar. Ev dekorasyonu, bahçe dekorasyonu gibi konularda da bu yaratıcılık işinize her zaman yarar. Bahçe mobilyalarının nesi yaratıcılık derseniz, bunun cevabını bahçe mobilyaları kullandıktan sonra alacaksınız. Bahçe mobilyaları almadan önce belki de bahçenizi sadece görüntü amaçlı kullanıyordunuz. Aldığınız mobilyalarla orayı da bir yaşam alanı haline getirmek de bir yaratıcılık sayılabilir. Sonuçta böyle bir şey hiç aklınıza gelmeyebilirdi de. Tıpkı kışın kar yağdığında kızak sahibi olmayan çocukların annelerinden gizlice aldıkları leğenlerle karda kayması gibi. Mesela sizin çocuğunuz da böyle bir şey yaptıysa, bu kış ona bir kızak alarak yaratıcılığınıza artı katabilirsiniz. Bu söylediklerim belki size yaratıcılık gibi gelmeyebilir. Ama bunları düşünmek, böyle çözümlerin aklınıza gelmesi yaratıcılığınızı gösterir. Hayatınıza böyle akılcı dokunuşlar yapmak onu renklendirecektir. 

21 Mayıs 2013 Salı

Buharlı Temizleyici Deterjana İhtiyaç Duymuyor



Ev hanımlarının işi yeni çıkan bir ürünlerle daha da kolaylaşmakta. Özellikle temizlik ürünleri yapan firmalar hanımların işini kolaylaştırmaya yarayacak ürünler çıkarmakta. Bu kolaylaştırıcı ürünlerle birlikte ev hanımları kendilerine ve ailelerine daha fazla zaman ayırabilmekte. Böylece sadece ev işleriyle uğraşan bireyler olmaktan çıkıp, kendine ve ailesine zaman ayıran bireyler de olmaya başlamaktadırlar. Bu ürünlerden biri de buharlı temizleyici. Buharın temizleme gücünü merak edip ürünün özelliklerine baktığımda gerçekten de temizlik sağlayacak şekilde tasarlandığını gördüm. Sadece tek bir alana yönelik olarak da yapılmamış bu ürün. Zemin temizliği, halı temizliği, giysi temizliği, pencere ve cam temizliği de buharlı temizleyici ile yapılmakta. Sabun veya deterjan kullanmadan bu temizliği yapması da ürünün en dikkat çekici özelliği. Sadece suyu buhara dönüştürerek, sahip olduğu mikrofiber bezlerle, kirleri emerek yok ediyor. Temizlediği alanlarda hijyen sağlıyor.


Ucuz mobilya satan firmalardan aldığınız mobilyalarınızı yine uygun bir fiyata alacağınız buharlı temizleyici ile kolay ve hijyenik bir şekilde temizleyebilirsiniz. Böylelikle yapacağınız tasarruf ikiye katlanacaktır. Benim evimde en çok, televizyon izlerken kullandığım tekli koltuk kirlenmekte. Bu durumdan pek hoşlanmıyordum ama artık buharlı temizleyicinin bu konuda bana yardımcı olacağını düşünüyorum. Evin her alanında kullanıma uygun değişik başlıklarıyla buharlı temizleyici, tam istediğim bir ürün. Banyo dolabı  farkında olmasak da en çok kirlenen eşyalardan biri. Burada da temizlik için bu ürünü kullanabiliriz. Pırıl pırıl bir eve sahip olmayı hangi titiz hanım istemez ki. Bir de evin aydınlatmasını şık bir avize ile yapınca şıkır şıkır bir ev sizin olacak.

Modern Zamanın Ürünü Tv Ünitesi



Televizyonların üzerine dantel serdiğimiz günleri hatırlıyor musunuz? Siz yapmasınız bile babaanneniz ya da anneanneniz mutlaka yapmıştır. Bu durum belki size komik gelebilir ama bir zamanlar böyle bir şey vardı. O zamanlarda yaşayan insanlar için bu gayet olağan bir durumdu. Çünkü bu, evin bir eşyası olan televizyona verilen değeri gösteriyordu. Yaşı daha genç olanlar için belki çok önemli bir eşya gibi gözükmese de, televizyonun ilk çıktığı zamanları bilenler için çok değerli bir eşyadır o. Bundan dolayıdır ki üzerine danteller, süs eşyaları koyulurdu ona değer verildiği belli olsun diye. Günümüzde ona verilen bu değer  farklı şekillerde gösterilmekte. Mesela artık tv üniteleri var. Gün geçtikçe her evde olan bir eşya haline geldi tv ünitesi. Tıpkı eskiden her evde televizyonun üzerinde dantel olması gibi şimdi de tv ünitesi her eve girmeye başladı.



Modern zamanlar yaşıyoruz artık. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Tv ünitesinde olduğu gibi tv sehpası, orta sehpa, zigon sehpa gibi eşyalar da modern zamana uygun şekilde tasarlanmakta. Zigon sehpa fiyatları gibi diğer ürünler de makul fiyatlara tüketicilere sunulmakta. Eskiden vitrinlerimiz evimizin en değerli eşyasıydı. Şimdiler de ise vitrinlere adeta rakip gibi tv ünitesi bulunmakta. O kadar kullanışlı tasarlanıyorlar ki bir kitaplık olarak, dekoratif eşyaların sergilendiği bir alan olarak da görev yapıyor. Hem üzerindeki televizyonu sergiliyor hem de kullanışlı bir ürün olarak evimizde ya da ofisimizde bize yardımcı oluyor.” Bizim zamanımızda böyle Tv ünitesi mi vardı?” diyen babaannem de bizim ondan daha şanlı olduğumuzun farkında.